Yönetim Becerisi

Efe sabahları erken kalkan, düzenli olan ve işini doğru ve güzel yapan birisiydi. Giyimine özen gösterir, uyumlu giyinmeyi severdi. Fabrikanın kapısından içeri adım attığında ilk işi, oradaki ortamın düzenli olup olmadığına bakmaktı. Gözüne bazen makineden aşırı akan yağlar dikkatini çekerdi. Sonrasında herhangi bir ses ve sorun var mı diye kontrol ederdi. Durmaksızın dönen makinelerin uğultusu, metalin metale sürtünürken çıkardığı sesler ve makinedeki yağın kokusu ciğerlerine dolardı. Havanın nemli olması ve makinelerin yaydığı sıcaklık, insanın yüzünü hafifçe yakar gibi oluyordu.

Efe, yıllardır kâğıt üretimi yapan büyük bir fabrikada çalışan en iyi teknisyendi. Makine arızalandığında herkesin aklına ilk o gelirdi. En karmaşık sorunları bile kısa sürede çözer, işlerin aksamasına izin vermezdi. Disiplini, bilgisi ve çalışkanlığıyla herkesin saygısını kazanmıştı.

Gün geldi, atölye şefi İlker Usta emekli oldu ve yönetici olarak yerine Efe getirildi. Efe, özellik olarak İlker Usta’ya benzetiliyordu. Gençken o da öyleydi: düzenli, işini güzel yapan ve iş yerine erkenden gelen biriydi. “Bu işi en iyi bilen ve düzenli, tertipli olan o olduğu için başa onun getirilmesi en doğru karar,” diye düşünüldü.

İlk günler Efe için de heyecanlıydı. Ancak kısa sürede işler değişmeye başladı.

Artık onun görevi makineleri tamir etmek değil, insanları yönetmekti. Ama Efe alıştığı gibi davranıyordu. Aceleci bir yapısı da vardı. Bu nedenle çalışma arkadaşı işi yavaş yaptığında sabırsızlanıyor ve içini bir huzursuzluk kaplıyordu. O makineye dokunup düzeltmezse işler tamamen duracakmış gibi hissediyor, bu nedenle arkadaşına “Çekil, ben yapayım,” diyordu. “Bu kadar basit bir şeyi nasıl uzatıyor?” diye geçiriyordu içinden. Bu yüzden dayanamayıp devamlı araya giriyordu. Bir hata gördüğünde nedenini anlamak yerine hemen müdahale edip işi kendi tamamlıyordu.

Bir başkası hata yaptığında öğretmek yerine eleştiriyor, “Ben olsam çoktan hallettim. Nasıl yapamıyorlar?” diyordu. Fakat atladığı bir şey vardı: Herkes aynı olmayabilirdi.

Efe, tüm çalışanlarının kendisi gibi olduğunu düşünme hatasını yaşıyordu.

Oysa ki yöneticilik, farklılıkları yönetebilmektir.

Farklı malzemelerden yemek yapabilmektir; kıvamında, neyi ne kadar kullanmak gerektiğini bilmektir.

Ona göre işin doğru yapılması önemliydi; ama işin nasıl öğretileceği üzerine hiç düşünmemişti.

Zamanla ekipte bir kopukluk oluştu. Çalışanlar bir şey öğrenmek yerine Efe’nin gelip işi yapmasını bekler hâle geldi. Sorumluluk almak azalmıştı. Efe ise daha çok yoruluyor, “Herkes neden bu kadar yetersiz?” diye düşünüyordu.

Bir gün fabrikanın sahibi Ayhan Bey, Efe ile konuşurken ses tonu sakindi ama sözleri ağırdı:

“Efe, sen bu işin en iyilerindensin. Ama artık en iyi yapan değil, en iyi yaptıran olman gerekiyor.”

Bu sözü duyduktan sonra bazı şeyleri iyice düşünmesi gerektiğini fark etti.

İnsan bazı problemleri göremez ama o an, acı da olsa, söylenen bir söz insanı kendine getirebilir. Sadece kendine şu soruyu sormalıdır: “Benim yaptığım davranış doğru mu?” ve “Bu durumu nasıl düzeltebilirim?” İşte o an gerçek problemleri de yavaş yavaş görmeye başlar.

Efe o an fark etti ki iyi bir usta olmakla iyi bir yönetici olmak aynı şey değildi. Ustalık, işi kendin yapabilmekti. Yönetim ise başkalarına yaptırabilmek, onları geliştirebilmekti.

Yavaş yavaş değişmeye başladı. İşe müdahale etmenin yerini anlatmak ve sabretmek almıştı. Hata yapanı düzeltmek yerine, hatadan ders çıkarmasına yardımcı oldu. Herkesin öğrenme hızının farklı olduğunu kabul etti.

Kendi kendine, “Efe Usta, sen işinde belki ustaydın ama bu yöneticilikte çırakmışsın,” deyip gülerdi.

Aylar sonra atölyede işler daha düzenli ilerlemeye başladı. Efe artık daha az yoruluyor, ekip ise daha kendine güvenir bir şekilde çalışıyordu.

Efe şunu çok iyi öğrenmişti:

Bir işi iyi yapmak, o işte başarılı olduğumuzu gösterir. Fakat o konuda iyi bir yönetici olduğumuz anlamına gelmez. İyi bir yönetici, başkalarına işi öğreten ve onların başarılı olmasını sağlayabilendir.

2 Responses

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading spinner