Battaniyeyi Kaldıralım

Battaniyeyi Kaldıralım

Battaniyeyi Kaldıralım

2 dk okuma
3 tepki

Sabahın ilk ışıkları perde arasından içeri süzülürken şehir hâlâ yarı uykudaydı. Sokaklar sessizdi; yalnızca uzaktan gelen martı sesleri ve ara sıra geçen bir minibüsün uğultusu duyuluyordu. Hava serindi. Kaldırımlar gece yağan hafif yağmurun ardından hâlâ nemliydi. İnsan böyle sabahlarda yatağından çıkmak istemezdi.

Cengiz de tam olarak böyle biriydi. Akşamları geç yatar, hatta gece uyandığında bile yemek yerdi. Sabahları uyumayı sever, battaniyesine sımsıkı sarılır, uyanmayı çok istemezdi. Alarm çaldığında onu ertelemek artık alışkanlık olmuştu. Özellikle hafta içi işe gitmeden önceki o son yarım saatlik uyku, ona dünyanın en güzel şeyi gibi gelirdi.

Son zamanlarda dizlerindeki ağrılar onu iyice zorlamaya başlamıştı. Merdiven çıkarken yüzünü buruşturuyor, uzun süre ayakta kaldığında veya dizinin üzerinde oturduğunda ağrısı fazlasıyla artıyordu.

Bu durum devam edince dayanamayıp hastaneye gitmeye karar aldı. Doktor muayeneden sonra ciddi ama sakin bir ses tonuyla konuştu:

"Cengiz Bey, yediğiniz yemekler, aldığınız kilolar arttıkça dizleriniz üzerine baskı yapmaya başlamış. Bu da dizlerinizin vücudunuzu taşımasını zorlaştırır. Eğer dizlerinizi güçlendirmek istiyorsanız yürüyüş yapmanız gerekiyor. Düzenli hareket etmezseniz ileride daha büyük sıkıntılar yaşayabilirsiniz. Kas kütlenizin de artması için en uygun olanı sabah yürüyüşleridir." dedi.

Cengiz o an içinden "Sabah yürümek mi?" diye geçirdi. Ona göre sabah yürümek, o sıcacık battaniyenin altından çıkmak demekti ama bir seçim yapması gerekiyordu. Ya kısa süreli keyfine devam edecekti ya da sağlığından vazgeçecekti.

Erken kalkma düşüncesi ona çok zor geliyor ve "Nasıl kalkılır ki?" diye düşünüyordu. Bir anda aklına eşinin ona söylediği "Erken yatarsan erken kalkarsın," cümlesi geldi.

İnsan sadece erken kalkmakta zorlandığını zanneder ama bu bir sonuçtur. Öncelikle bu sonuca götüren sebepleri ortadan kaldırmalıdır. Erken kalkmanın yolu, erken uyumak ve geceleri yemek yememekten geçer. İlk başlarda alışkanlık olduğu için bunu yapmak tabii zor gelir ama zamanla insan erken yatmaya alışır hale gelir.

Cengiz'in eşi de onun tam zıttıydı. Geceleri geç yatmayı sevmez, sabahları erkenden kalkardı. Hareket etmeyi sever, yerinde durmayı pek sevmezdi. Cengiz de onun aksine keyfine düşkün, hareket etmeyi çok sevmeyen biriydi. Bu yüzden de eşi onun bu sakinliğinden şikayet eder ve onu devamlı uyarırdı; o da her zamanki gibi uyarıları pek fazla dinlemezdi. Halbuki hayat onun şifasını yanı başına koymuştu ama kendisi bunu görmüyordu. Farklılığı bir sorunmuş gibi algılıyordu. Zamanında eşini dinlemiş olsa belki de bu diz ağrılarını çekmeyecekti.

Ertesi sabah alarm çaldığında yatağın sıcaklığı yine onu bırakmak istemedi. Birkaç dakika tavana baktı. Sonra doktorun söylediklerini ve ağrıyan dizlerini düşündü. İçini çekip battaniyeyi kenara attı.

İlk gün yürümek ona eziyet gibi geldi. Bu, hayatında kolay kolay yapamadığı bir durumdu. Zamanla parkta yürürken yeni insanlarla tanışmaya başladı. Hiç fark etmediği detaylar görmeye başlamıştı. Yürürken düşünüyor ve zihninde gün içerisinde neler yapması gerektiğini planlıyordu. Sabahın sessizliği de hoşuna gitmeye başlamıştı. Kuş seslerini fark ediyor, güne daha enerjik başlıyordu. Günler geçtikçe yürümekten keyif alır hale geldi. Sabah yürüyüşleri hem kilo vermesini hem de kaslanmasını sağlıyordu. Dizlerindeki ağrılar azalıyor ve nefesi açılıyordu.

Bir sabah yürüyüşten dönerken istemsizce gülümsediğini fark etti. Zamanla uykudan aldığı o huzurlu duyguyu, yürürken de hisseder olmaya başlamıştı.

İnsan bazen küçük bir keyfinden vazgeçince, kendine daha büyük bir yaşam kazandırır. Yeter ki o battaniyeyi üzerimizden atmayı bilelim.

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

Toplam 3 tepki

Yorumlar (14)

  • bedirhan dedi ki

    17 Haziran 2026

    Her insanın üzerinde kimi zaman battaniye, kimi zaman kınayıcılar, kimi zaman başka başka vazgeçemediği durumlar olur.
    Her insanın okuduğunda kendine pay çıkarabileceği bir yazı olmuş.
    Teşekkür ediyorum :)

  • Ukbe U. dedi ki

    17 Haziran 2026

    "Battaniyeyi üzerimizden atmak" hayatımızda başarıya ulaşmak için uygulayabileceğimiz ne güzel bir ifade olmuş. Tıpkı üniversite sınavına hazırlanan bir öğrencinin, güzel bir havada arkadaşlarıyla gezmek yerine ders çalışmayı tercih etmesi gibi... Yeni bir işletme açan bir esnafın, müşteri gelmeyeceğini düşünse bile erken saatte dükkanını açması gibi...

  • Eylem dedi ki

    2 Temmuz 2026

    O ilk adımı atabildiğimizde, o battaniyeyi kaldırabildiğimizle azimle küçük adımlat atabilmeyi öğrensek keşke… Nelerden vazgeçip, neleri hayatımıza alabileceğimizi düşünsek şikayet etmek yerine ne güzel olucaz🥲🌺

  • Tülin D dedi ki

    13 Temmuz 2026

    Bir işe başlamak ilk başlarda insana zor gelir, rutinini bozmak istemez. Ama ilk adımı attıktan sonra yapılan şeyin o kadar da zor olmadığını farkederiz.

  • Selmin Hamidioğlu dedi ki

    13 Temmuz 2026

    Hayatımızda farkında olmadığımız ne battaniyelerimiz vardır, kim bilir🤔

  • Zeki Kilic dedi ki

    17 Temmuz 2026

    Çok güzel , bunu başarabiliyor olmak müthiş bir irade ile olmuştur herhalde. Telefon, televizyon, rahat yataklar, gıdaların içerisindeki uyuşturucular, solunan hava, içilen suyun mikroplastikleri, kaotik haberler , bunların hepsine rağmen hareket edebilir ve erken kalkabilir seviyeye gelmek ciddi bir geri planda bilgi, birikim ve deneyimin yansıması diye düşünüyorum. Hangi yöntemlerle battaniyenin altından çıkamayan kişi sabah erken kalkan kişiye dönüşmüştür?

  • Derya ü dedi ki

    24 Temmuz 2026

    Bazen bir adım hayatını dizayn eder ☺️

  • Özlem Ç. dedi ki

    24 Temmuz 2026

    İlk adım çok zor ama insan devam ettirebilince çok güzel kapılar açılıyor. Bı ağaç ne ağacı?
    İşimi bugün nasıl planlamalıyım?
    Zihni açan daha nice soru ile…

  • Görkem A. dedi ki

    13 Ekim 2026

    İnsan bir adımı atınca gerisi geliyor zaten yeter ki o ilkini atmayı başarabilelim.

  • Melike Ç. dedi ki

    21 Ekim 2026

    "İnsan bazen küçük bir keyfinden vazgeçince, kendine daha büyük bir yaşam kazandırır." on numara motivasyon :)

  • Hilâl dedi ki

    22 Ekim 2026

    Yattığı yer rahatsa, battaniyeyi üstünden atmak zordur. Rahata çok da rağbet etmemek lazım :)

  • Fatma B dedi ki

    25 Ekim 2026

    Üzerimizden atılacak battaniyeleri bir kaldırsak, hayatımızda neler kolaylaşacak. Nelere vakit ayırabilecek hale gelicez. Nasıl güçleneceğiz., birçok işi başaracağız aslında. En başta '"yetişemiyorum'' şikayeti kalkacak.

  • Ceyda D. dedi ki

    26 Ekim 2026

    Battaniyenin verdiği keyif günlük, yürüyüşünü verdiği fayda bir ömür🫠
    Kolay mı? Kolay olsa herkes yapardı. Önemli olan zoru başarabilmek derler.
    O ilk adımı atmak ve sürdürebilmek. 🙂‍↔️

  • Emine dedi ki

    27 Ekim 2026

    Vazgeçiş ve sonrasında gelen mutluluk.Ya vazgeçmeseydi!Yazı için teşekkürler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.